supradyn etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
supradyn etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Kasım 2008

Yemekteyiz Nika





Selam dünyalı dostlarım artık Nika'yı bilmeyenimiz yok o bir fenomen. O bir rus azeri türk karışımı bir sarışın. O bir 18 yaşında ve o bir öss hazırlık öğrencisi.
Bildiğiniz gibi bir yemekteyizdir gidiyor. Feysbukta fanları bile oluştu bu meretin. Nika'sıyla Naim'iyle ağzı güzel Burcu'suyla ve 44 lük botokslusuyla mukemmel bir sezon bu sezon :)
Bundan önceki daha fenaydı orada mağara saçlı adam vardı et uzmanı adam tam bir kabasakal tipli temel reis ti yani. Safinaz için canını ortaya koyar yemeğe tuz koymazdı yani. O derece.

Şimdi bu yarışmanın formatı bilindiği gibi çalıntı. Çalmak diye tabir etmek zorundayım çünkü eğer siz yapmamışsanız parayla satın aldıgınzda benım nazarımda hiç bir b.k yapmış olmuyorsunuz. Şimdi burada pazarlama sektörüne ve ticari zeka sahibi insanlara b.k atmış olabilirim ama değil yani alakası yok. Olay düşünmekte kardeşim parayla satın alırsan çorba yapmayı unutan Nika gibi olursun.

Eveet gelelim Nika'mızın yaptıgı yemeklere ve basından geçenler. Sarışın kızımız Nika güne malzeme listesini unutarak başladı. Çekmeköy'deki villasından bakkala giden Nika bakkaldan pirinç alma girişimi sırasında başarısız oldu. Sonra gitti manava aynen şöyle dedi "ben ilk defa kıyafet dışında bir şeyler satın almaya çıktım bana yardımcı olun salata yapacam acaba içine ne koyabilirim" demesede onu anlamayan insan yoktur yani. Kıvırcık diyor ama kıvırcık ne bilmiyor aldıgı halde gitti kıvırcık maruldan bir daha istedi bundan da istiyorum beeen diyerek. Daha sonra domateslerin rengini beğenmedi şeker isteen kızlar gibi gitti "ben bundan istiyorum amaaa" dedi. Neyse efendim geçelim manav faslını gelelim villamıza. Nika'nın odası bizim ev kadar yemin ediyorum. Zemin katta oturuyoruz bizde balkon yok onun odasında teras var resmen. Neyse gözümüz yok evinde allah arttırsın.
Nika yemek yapmak için mutfaga gırıyor ama rahat edemıyecegını anlayacagı için üstünü deiştiriyor rahat etmek için giyinmeyen nika kısacık etekle yemek yapıyor. Yani lafın gelişi yemek yapıyor aslında tatyana ve annesi olmasa o masaya salata bile gelemezdi ya neyse :)

Nika önce kekinin kremasını hazırlamaya başlıyor olmuyor döküyor. Çünkü nika zengin yani onun için hiç bir önemi yok dökülen malzemenin. Nika hep iddialıyım diyor ama ben ortada bir iddiadan çok şımarıklıkla elde edilmeye çalışılan bir akşam gördüm. Zaten Naim'le çok iyi anlaşmalarının altında yatan nedeni tüm türkiye merak ediyoruz.

Nika mutfağı batırıyor tatyana temizliyor nika şamdanları kırıyor tatyana temizliyor nika evim temiz diye övünüyor tatyana evet bildiniz temizliyor.

Salatayı tatyana yapıyor keki nika kek yavan salata harika. Erikli et diye bir şey var menüde ama ortada erik yok soğanla kavrulmuş et var o kadar. Ben bile daha güzel yapardım o eti yani. Pilav deseniz bebek maması gibi olmuş. Yetmezmiş gibi Nika'mız birde açıklama yapıyor "ben en küçüğüm küçük olmayı geçtim 18 yaşındayım" anlayanınız varsa beri gelsin. Güzelim madem bunları söylyeceksin ne işin var senin orada. Öyle tatyana'ya "tatyana durbru bişe kevaşe kamratetyeva bratislava" diyerek çorba yaptırtamazsın anla bunu :)

burayı 5 dk sonra yazıyorum cunku gulmekten yerlere yattım resmen...

Nika yarım yamalak bir şeyler hazırlıyor misafirler geliyor ve servis başlıyor aman allahım o ne öyle bebek mamasının yanında soğanda et. Çorba nerde Nika hanım. Yok unutmuş kızımız çorbayı. Daha doğrusu yetiştiremedi.
Bu arada Nika'mızın keki ortadan ikiye kesememiş olması ve bunu üzerine keki tatyana'ya "dırabruşka kesoşka astala vista bebeğim" diyerek kestirtmesi bizden kaçmıyor...(burda eski posta link vermeye üşendim gidin 2 alt postu okuyun).

Sofrada ise Naim "yumuşak" tavırlarla ortamı yumuşatırken güzel ağızlı izmir'li kızımız ise çok sakin gözüküyor. 44'lük Nesrin sessiz kalıyor ama kadın olgun yani gerçekten en aklı başında kadın o var yarışmada. Fakat suratta mimik yok ya botoks var ya da gerdirmiş bir şeyler yapmış yani. /gora'da ki "senin yüzüne ne olmuş?" sahnesi aklınıza geldi mi?/

Naim Nika' ile mutfakta kaynatırken birbirlerini övüyorlar falan derken zıpawvnk o da ne elektrikler kesiliyor. Yok lan bizim evde kesiliyor. Burdan sonrasını izleyemedim kaçırdım lan.
Gece tekrarrını izledim ama 11 puan almasına ise bildiğim bütün ünlem işaretlerini barındıran bir cümle kurdum. Ah naim ah gidip 5 verdim güzelim kıza yuh sana.

Bir yımaktayız bırogramının daha sonuna gelmiş bılınmaktayız. Zaten bu programa Nika gibi biri bir daha gelmez bende yazmam bu programı.

Sözün özü:
Bugün bulunduğum ilçenin kaymakamlığınıa gittim işlemler için beklerken 2 kadın konuşuyorlardı kendi aralarında 60 70 varlar yani. Birinde koltuk değneği var diğeri dinç maşallah. Birinci kişi koltuk değnekli ikinci kişi dinç olan:
1-ankara güzel şehir aslında çok moderen yani gökdelenler falan gördüm çok güzeller kızım var benim orda oturuyor ev aldı geçende. hala master yapıyor.
2-maşalllah büyütmüşsün çocukları iyi iyi...okusunlar kurtarsınlar kendilerini
1-ya ya öyle birde bir erkek yakınımız var bekar öyle evlenecek evi var arabası var işide garanti bir makine yedek parça firmasında tanıtım müdürü...şehir şehir geziyor maaşıda iyi valla varsa öyle tanıdıklarınız tanıştıralım iyi aile "kızı" olsun ama.
2-tabi bakalım da anlaşabilirlermi öyle görücü usulüyle hemen.
1-çıkarlar kız olmazsa ayrılırlar değil mi ama simdi durduğu yerde diyor mesela teyze hiç "kız yok burda" bırak iyi ailesini "kız" yok kız yani o durumdayız miirim.
2-hiiiiiiii kız valla sonumuz kötü bizim allah iyi ekmek veriyor insanlara.
1-ya ya öyle canım diyor ya çocuk baya baya evlenecek "kız" yok ortalıkta tanışıyoruz diyor ana bi bakıyorsun "kız" değil.
2-ben bi şu müdürle görüşeyim Dürdane gelirim şimdi.

Teyzem o kadar vurguladı ki "kız" kelimesini ben bile düşündüm bir an lan acaba başka bir şeyden mi bahsediyor tamam teyze abartma 1 kere söyleyince anlıyoruz yani şunu.
Ama yok teyzem üstüne basa basa dedi "kız yok ortalıkta ya rabbim"

İçerdeki memur kardeşin var mı dedi "bende evet bir kız kardeşim var" dedim :)

Ne biçim gündü lan bugün. Bünye sağlam ama algılar,bilinçaltı falan uçtu yani. Bu yazıyı yazmak için 2 tane supradyn aldım öyle yazdım :)

Günün sorusu?
Supradyn aç karnına mı içilir tok karnına mı?

19 Kasım 2008

Vatandaş Vatandaş Olalı Böyle Kazık Yemedi!

Ne meşhur slogan be kadınında ağzına yakışıyor parayı buldukça her kanalda söylüyor. Bu arada zaten bu süpermarket isimlerini bulanlarıda kutlamak istiyorum. Kulaklarda artık yabancı karşılanmayan kipa mesela kitle pazarlamanın açılımı ama mükemmel bir şekilde italyan marka gibi duruyor.

Kendi blogumu izleyebiliyorum ne kadar saçma lan bu.

Blograzziye girmezsem puanım düşüyor girip çıkarsam yükseliyor ne manyak algoritma anasını satayım. Zaten ne işime yarıyorsa blograzzi. Blog kullanıcılarının tanışma ve kaynaşma noktası bırak allah aşkına 15 20 tane bloggerla devam ediyor orası diğerleri girip oy atıp favori ekliyorlar. Zaten popüler bloglar belli artık reklama girmiyor mesela pucca o artık bir fenomen adına bloglar bile açıldı. Adsız prens diye bir arkadaşımız tutmuş puccayı tanımlamış hahaha diye güldüm okurken ki hahaha diye 2 şeye gülerim ben biliyorsunuz siz artık onları :)

Yemekteyiz programını benden başka seyreden yok mu lan kimse bahsetmemiş. Çok hoş bir format fakat yine biz içine zıçıyoruz. Eleştiri yapmayı bilmiyoruz en başta. Direk hakaret ediyoruz sonra bunun adı "tenkit" oluyor. Hadi ordan birbirinize söylediğiniz şeyler tenkitse size ve o sofraya kafam girsin yani :)

Bu arada yeni haftanın yarışmacılarından Nika mı Mika mı ne bir kız var orda. Çok dötü kalkık benimle aynı yaştaymış hafif yavşayasım geldi. Olur böyle arada tv de gördüğüm kızlara 2. gün sanki çok yakın tanışıyormuşuz gibi yavşarım ben. Kız öss hazırlanıyormuş da yemek yarışmasında ne işin var be. Birde bi iddialı ki sormayın. Lan konuşmasını zor beceriyorsun nasıl yemek yapacaksın çok merak ediyorum. Bu arada adı Nika'ymış. Mika olsa zaten garip olurdu plastiğin bir türünün adı mesela mika. Böyle kırılması zor ama ağır ve sert değil. Çay tabakları genelde mika olur özellikle kahvelerdeki beyaz üzerine kırmızı benekli tıkırrık diye ses çıkaranları.

Evdeki bütün elektrik lambaları tek tek yanıyor bu aralar. Önce mutfak sonra yatak odası son olarak koridorunkide güm dedi dün. Lambalara bakıyorum tabi armut olmadıkları için anlayamıyorsunuz teli kopmuşmu kopmamışmı bu tipleri sallayarak anlıyorsunuz ölüp ölmediğini. Bende öyle yaptım salladım ama anlayamadım hiç bir b.k

Sanırım 150 kişide 1 görülen bir hastalık var bende. Belirtileri:belirtisiz yok.
Sorunlar: yeyip yeyip kilo alamama.
Nedenleri:bağırsak emiliminin az olması vücudun yağ depolamak gibi bir gayesinin olmaması ve arpa buğday gibi besin maddelerinin tüketim isteği.(bu ne biçim neden anlamadım)

Sonunda kendi hastalığımın teşisini koydum ve gittim supradyn aldım :) neden supradyn derseniz dışı kakao aromalıda ondan. Hap yutamam ben parmağımla iktirmeden ağzımda erir yutana kadar. Suyla hele hiç yutamam boğulurum muhtemelen.

Lan lostun 2. sezonunu bitirdim sonunda basmadılar tuşa başından beri diyordum ya bi bırakın a.q tuşunu ne yapacaksınız :) ama sonra düşündüm ve izledim anam o da ne elektromanyetik kuvvetler falan derken lostu bir kez daha sevdim. Tabi izleyici sıkılmaması için fazla teknik katmamışlar işin içine ama ben gerekli tekniği gördüm orada. Gökyüzü mor falan oldu böle (neydi lan şu sarışın kızın babasız bebeğinin adı earn mıydı,) ha işte o çocuk kesin bu patlamadan sağ çıkamadı o yüzden bebekle olan kontratlarını tek taraflı fesh etti bu lost prodakşın. Yani o zamanlar, tabi şimdi lost zaten adayı lostetmiş...

Okuyucu bu güne kadar sana hiç yalan söylemedim desem yalan söylemiş olurum o yüzden ben en iyisi sana yine yalan söylememiş olayım ve yalan söylemediğimi söylemeyeyim.

Giritli'nin paradoksu gibi oldu be :)

Aforizma-1
Ön tarafım arka tarafımdan daha çok şeye şahit oldu :)
Aforizma-2
"benim arzum, başkalarının bir kitapta anlattıkları şeyi on cümlede anlatmaktır
Aforizma-3
"Sadece aptallarin ciddiye alindigi bir dunyada yasiyoruz. O halde “beni anlamiyorlar”diye uzulmek niye?"

Son olarak sözümü ünlü düşünür ve ortodontist Mustafa Sandal'ın sözleriyle bitiriyorum.

"İstersen Dağlar dağlar" mesajı aldınız siz :)