ilkokullarda öncelerde yani benim zamanımda masallar tiyatrolaştırılır çocukar eğlensin diye oynatılırdı. Kül kedisi, pamuk prenses ve yedi cüceler pinokyo vesaire. Şimdi ilkokul 2. sınıfa giden bir küçük kızdan aldığım duyumlara göre sınıfta "selena, kayıp prenses ve bez bebek" oynatılıyormuş bana bunları aktaran kızımızda kayıp prensesteki kraliçe olmuş. Duru imiş kayıp prensesin adı. Defne'de bizimkinin adıymış. Selena oynarken müstesna olmuş yine bizimki bol bol rencide edilmiş evin hanımı tarafından. Selena'nın kim olduğunu sorduğumda ise öğretmenleri selena olmuş.
Şimdi kafamı iki yumruğumun arasına koyup ağlayasım geliyor ama yapamıyorm anlıyormusun blog. Neden bu kadar kapıldık lan biz bu kara kutuya. İzle geç usta napyon ya sen gerçek hayata uyarladın elin ütopyasında deçen olayı. Lan hadi böyle mistik karakterler falan yapacaksınız insan biraz teknik kullanır he gizemli şeyin yanında bir duman ciuv sesinden şaşmaya ışın kılıçları ve hep kötü adam ve kadınlar. Oysa kimin kötü kimin iyi olduğu belli olmasaydı dizi inanın daha çok izlenirdi. Hem büyükler hem küçükler tarafından. Bu arada eleştirirken farkettim ki bende çok tv seyrediyorum yoksa bunların hepsi kulaktan dolma bilgiler olamaz yani :) Evet seyrediyorum çünkü kahvaltı salonda yapılıyor ve evet seyrediyorum çünkü kahvaltı ederken kumanda genelde tvde şu eleştirdiğim programları seyredenlerde oluyor. Muzo'nun dediği gibi "annemde onlardan biri"...
Şekerler ağzımda kırılmadan durmuyorlar artık şekerleri kırmadan yiyemiyorum nedenini ise varsa aynı dertten muzdarip başka biri, soruyorum.
Yeni Türk Liralarımız piyasaya biraz geç giriyor sanki yani ytl daha güzel bir görüntüye sahipti kanımca. Bu yeni gelenler ebatça küçülmüş ve hiç orjinal olmamışlar. Tasarımlarında kullanılanlara lafım yok hatta taktir ettim zira kaç kişi biliyordu Cahit Arf'in adını. En azından bu kim ki paraya koymuşlar dur bakayım gogıldan der bir kaç işgüzar. Bilir belki "arf değişmezi" nin Cahit Arf'in işi olduğunu. Cahit Arf'in bir geometrici olduğunu Cahit Arf'in zamanının tek türk ordinaryusu olduğunu.
Şu avrupa yakasının cemi seslendirmeden en çok para kazanan adam sanırım. Ne kadar yabancı filmlerde barmen varsa hep o adam seslendiriyor len yok böyle bir şey ya hepsi aynı sesli barmenlerin. Düşünsenize ramboyu seslendiren adam gerçek hayatta karşınıza çıkıyor ve sizle memleket meselesi konuşuyor. Psikolojikman teslimsiniz o sese çünkü o 5 seridir ortalığın azına eden bir adamın sesi olarak yerleşmiş bilinçaltınıza. Şirin babanın sesini duydum geçende adamı dikkate alasım gelmedi bu da öyle bir şey mesela...
Felsefik Geometri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Felsefik Geometri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
15 Ocak 2009
29 Mart 2008
Geometri Zekası!
Ufak bir geometri sorusu genel kültürü geniş insanlar ve felsefe ile biraz olsun ilgilenmiş insanlar hatırlayacaklarıdır soruyu.
3 Güzel Soru 3 güzel cevap arkadaşlar kolay gelsin...
Elimizde bir kare var ve bu karenin köşegeninden yeni bir kare çiziyoruz.İlk karemizin alanı son çizilen karenin alanının kaç katıdır.?
3 noktadan kaç çember çizilebilir?
Toplamları 13 olan iki sayının çarpımları en fazla kaçtır?
3 Güzel Soru 3 güzel cevap arkadaşlar kolay gelsin...
Elimizde bir kare var ve bu karenin köşegeninden yeni bir kare çiziyoruz.İlk karemizin alanı son çizilen karenin alanının kaç katıdır.?
3 noktadan kaç çember çizilebilir?
Toplamları 13 olan iki sayının çarpımları en fazla kaçtır?
15 Ekim 2007
İsteyince Oluyor muymuş Olmuyor muymuş Kendime Sormaktayım...
İstemek gerçekten başarmanın yarısı mıdır.Ben istedim ama olmadı gibi bir cümle kurulabilme ihtimali varsa neden istemek sadece yeterli olmaz.Madem istemek başarmanın yarısı bende o başarıdan elde edeceğim yararın yarısını almalıyım mantık bu değil midir?
Tabiki bahsettiğim bir düz mantık eseri.Sorguları kalıplaşmış insanların mantığı düz mantık.Neden bu böyle olmasınlara tepkili kalabalık.
İstemek demek zaten birşeyler yapmak demektir.İstemek bir eylemdir gözle görülür ve başkaları tarafından farkedilir.İçten istenmez yani istediğinizi birilerinin görmesi gerekir sizin samimi olmanız için.
Yoksa sadece manevi konularda istediklerimizle kalırız.İstediğimiz herhangi bir şeyi yapmaya başlamaktır istemek,başardım demektir istemek.
İstek kelimesini tam tanım olarak aldığımızda ve tanıma cuk diye oturacak bir şekilde kullandığıımzda başarmışızdır zaten.Kalmamıştır istemekten sonra gelecek olan %50 lik dilim.
İstiyorum,Başarıyorum Şimdiki zamanda yapılan eylemlerdir bunlar aynı anda olmazlarsa bir değerleri kalmaz ya da biz başka birşey yapıyoruzdur...
İçimden geldi alaka aramamak gereklidir :)
Uzayın sonunun olduğunu söyleyen bir adam vardı hatırlar mısınız.Uzay aynalarla çevrilidir optik kuralları üzerine kuruludur demişti.Aynanın üstüne üstüne gidiyorsunuz ama görüntü gitmiyor hiçbir yere,normalde Dünya'da aynaya yaklaşınca görüntü küçülmeye başlar ama görüntü sanırım bu aynanın arkasında oluşuyor yani bir çukur aynanın odak noktası ile tepe noktası arasında kalmışız altımız üstümüz ayna merkezinde de duramıyoruz sonsuz var...
Gece gece bunları düşünerek uykuya dalacağım hadi iyi uykular bana...
Bu yukarda yazan şeyi okumuşlara afiyet,okumamışlara teklif,okuyacaklara da dikkat eyle ya rabbim...
Tabiki bahsettiğim bir düz mantık eseri.Sorguları kalıplaşmış insanların mantığı düz mantık.Neden bu böyle olmasınlara tepkili kalabalık.
İstemek demek zaten birşeyler yapmak demektir.İstemek bir eylemdir gözle görülür ve başkaları tarafından farkedilir.İçten istenmez yani istediğinizi birilerinin görmesi gerekir sizin samimi olmanız için.
Yoksa sadece manevi konularda istediklerimizle kalırız.İstediğimiz herhangi bir şeyi yapmaya başlamaktır istemek,başardım demektir istemek.
İstek kelimesini tam tanım olarak aldığımızda ve tanıma cuk diye oturacak bir şekilde kullandığıımzda başarmışızdır zaten.Kalmamıştır istemekten sonra gelecek olan %50 lik dilim.
İstiyorum,Başarıyorum Şimdiki zamanda yapılan eylemlerdir bunlar aynı anda olmazlarsa bir değerleri kalmaz ya da biz başka birşey yapıyoruzdur...
İçimden geldi alaka aramamak gereklidir :)
Uzayın sonunun olduğunu söyleyen bir adam vardı hatırlar mısınız.Uzay aynalarla çevrilidir optik kuralları üzerine kuruludur demişti.Aynanın üstüne üstüne gidiyorsunuz ama görüntü gitmiyor hiçbir yere,normalde Dünya'da aynaya yaklaşınca görüntü küçülmeye başlar ama görüntü sanırım bu aynanın arkasında oluşuyor yani bir çukur aynanın odak noktası ile tepe noktası arasında kalmışız altımız üstümüz ayna merkezinde de duramıyoruz sonsuz var...
Gece gece bunları düşünerek uykuya dalacağım hadi iyi uykular bana...
Bu yukarda yazan şeyi okumuşlara afiyet,okumamışlara teklif,okuyacaklara da dikkat eyle ya rabbim...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)