Rosalinda ablamız en son kapının dışında kalan anahtarı almış ve eve girmişti,eve girdiği gibi yüzüne sıcak sıcak rüzgar vurdu başındaki tokaları çıkarttı ve koltukların üstüne bıraktı.
Bir iki kat merdiven inmek o kadar yormuştu ki yaşlı hanımı adeta nefes nefese kalmıştı.Pencereleri kapattı klimanın kumandasını aradı aradı ama bulamadı.Bert yine oynarken kaybetmiş diye düşünerek ortalığı toplayayım bari belki bulurum diye düşündü.
Yastıkları yerden kaldırdı Hidayet abinin donlarını kapının üstünden aldı(adam askı ve dolap nedir bilmez) katladı ve makinaya attı.Titizlik hastalarına özenen Rosalinda aslında turp gibi birisidir.4 yaşında iken bir kızamık ve 2 sarılık geçirmesini saymazsak şuan maşallahı var diyebiliriz. 75 kg 1.75 boyunda hafif toplu gösteriyor ama siyah giyerek bunu kapatıyordu :)
Modayı da yakından takip eden bir ablamız ama kendisine yakın olan modadan haberdardı bu bahsettiğimiz moda Paris Milano ve benzerleri modalarından değil bu daha çok Holodya modasıydı.Belediye işsiz kadınlara ufak çapta bir mevla verip onların kendi tezgahlarını açmalarını istemiş ve bunun için teşvik çalışmaları yapmaktaydı.
Uyanık Holodya'lılardan bir kaçı kredi olarak aldığı parayı aynı vade ile bu belediyenin yaptığından hiç haberdar olmayan semtin ücra köşelerinde kalmış insanlara 2 katı faizle verirdi.
Rosalinda abla da almıştı bu kredilerden ama o daha nerede kullanacağına karar vermemişti 2 yıl sonra ödemesi gerekiyordu hepsini birden.Aldığı mevla da o kadar yuksek bir miktar değildi.
Ufak bir köfteci açarım ben köfte yaparım Bert servisi yapar bir de eleman alırız dükkanda servis yapar diye düşünüyordu.Hidayet abinin bu düşünceden haberi yoktu ama kredi aldığını biliyordu Rpsalinda ablanın.
Hidayet abi pek derin düşünmeyen bir insandı bu kadın kredi aldı aldı ama ne yapacak sorusunun derinliğine bile ulaşamamıştı ve bu soruyu hiç sormamıştı ne kendine ne de Rosalinda ablaya sadece Rosalinda ablanın kredi aldığını ve onu öle harcamak için kullanacağını düşünüp konuyu bir dah açılmamak üzere kaldırmıştı rafa.
Rosalinda abla da Hidayet abinin böyle bir düşüncesi olduğunu bilmiyordu,ama emindi ki ben köfteci açacam Hido dediği an Hidayet abi küplere binecek ne işin var senin kadın başında köftecilerde gibi saçma sapan ama onların örf gelenek görenek diye adlandırdığı fakat uzaktan yakından hiç bir alakası olmayan sözler söyleyecekti.
Rosalinda abla lise bitirmiş ya da bırakmış tam hatırlarda kalmasa da bunların olabileceğini görmüştü ve Hido'ya bunu söylemek için en uygun zamanın evlilik yıl dönümleri olduğuna karar vermişti,o gece giyinecek ya da giyinmeyecek artık planı neyse Hido'ya yanaşacak ve Hido mutluluktan uçarken yapıştıracak "Hido'm ben köfteci açacam Bert servis elemanı karşı apartmanda ki uzun ince çocuğu da garson alayım diyorum"Uzun ince çocuk yazarımız oluyor.
Cümlesini hazırlamış olaya odaklanmıştı 3 gün sonra evlilik yıldönümleriydi.
Hadi bakalım kolay gelsin...
Devam edecek.
Aşağı Montenegro etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aşağı Montenegro etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
25 Haziran 2008
23 Haziran 2008
Almanlar(3. bölüm)
Alman kızımız Olga kıyafetlerini nasıl yaparım da Güldane ablaya gösteririm in cevabını ararken,Davut abi ve Kılayvırt tavla oynamaya başlamıştır.Kılayvırt zar zor hatırlamaktadır tavlayı en son tavlasını ,sokak çocukları koruma ve kollama derneğinde başkan yardımcılığı yaparken bir sokak çocuğu ile oynamış ve 2 mars bir oyunla kaybetmişti.
Bu hezimetten kimseye bahsetmeyen Kılayvırt şansına güveniyordu ama ilk 4 oyun Davut abideydi bile.1 mars 2 oyunla 4 oyun almanın gururunu yaşayan Davut bey kendinden emin son elin ilk zarlarını tavla tahtasına attı şansı yine yaver gitti ve beklediği gibi gelen zarlar Kılayvırt'ı daha da zora soktu.Kılayvırt oyunu kaybedeceğini anlayınca oyunu bozmaya yeltendi ama durumun farkında olan Davut abi buna izin vermeden Kılayvırt'ın suretine "lan adam gibi oyna yediririm o zarları sana ha" dercesine baktı baktı ve baktı,sonra zarını attı ve son hamlesini yaptı Kılayvırt 2. kez oynadığı tavlasınıda hiç oyun alamadan kaybetmişti.Hezimet üstüne hezimet yaşayan Kılayvırt bir an "neden yaşıyoruz? hayatın anlamı nedir?" giri felsefi sorulara cevap aradı ama bir cevap bulamayınca bıraktı döndü camdan dışarı baktı ve yine işgüzar yazarımızı pencereden kendisine bakarken gördü.
Döndü ve Davut'a "abi bu velet neden buraya bakıyor"dedi.Davut abi ise "hangi velet"demekle yetindi ama hiç bir hareket yapmadı oturduğu koltuktan kalkmadı bile.
Bu arada yazar Kılayvırt'a dil çıkarttı ve penceresinin perdesini kapattı...
Rosalinda abla alt kattaki misafirleri çok merak ediyordu bir an önce Güldane ablaya gitmenin yollarını aramaya başladı...
Kaptı bir fincan ve koşturarak indi aşağı zile bastı ama kapıyı kimse açmamıştı tekrar bastı hala açan yok tam Güldane'den nefret edecekti ki bir anda hatırladı Güldane ablaların zilleri bozuktu bu tongaya hiç düşmeyen Rosalinda abla ilk defa anın heyecanından zile basmış ve can dostu Güldane'nın günahını almıştı.
Kendinden utanan Rosalinda giydiği kırmızı uzun eteğine bakarak kendimden utanmalıyım dedi ve arkasını dönerek 1 kat yukarı yani evine çıktı.
Kapıya yanaştı ve sırtını yasladı bununla nasıl baş edilirin yollarını arayan Rosalinda neyse eve gireyim sonra çaresine bakarım dedi,elini cebine attı kapıya daha fazla yanaştı ama fark etti ki anahtar kapının arkasında kalmıştı.
Rosalinda abla kapının arkasında ki anahtarı aldı ve kapıyı açtı çünkü anahtar kapının dışarı bakan kısmında kalmıştı,içerisi evin içi olduğuna göre bu söylemde bir yanlışlık görmeyen yazar yaklaşık 39 derece olan yazma ortamından uzaklaşmak için devamını yazmadığı ve burda kestiği 3. bölümün çok farklı olaylara gebe olduğunu okuyucularına belirtmek ister...
Diğer bölümde görüşmek üzere dedikten sonra yazıyı gönder butonuna basan yazar...
Bu hezimetten kimseye bahsetmeyen Kılayvırt şansına güveniyordu ama ilk 4 oyun Davut abideydi bile.1 mars 2 oyunla 4 oyun almanın gururunu yaşayan Davut bey kendinden emin son elin ilk zarlarını tavla tahtasına attı şansı yine yaver gitti ve beklediği gibi gelen zarlar Kılayvırt'ı daha da zora soktu.Kılayvırt oyunu kaybedeceğini anlayınca oyunu bozmaya yeltendi ama durumun farkında olan Davut abi buna izin vermeden Kılayvırt'ın suretine "lan adam gibi oyna yediririm o zarları sana ha" dercesine baktı baktı ve baktı,sonra zarını attı ve son hamlesini yaptı Kılayvırt 2. kez oynadığı tavlasınıda hiç oyun alamadan kaybetmişti.Hezimet üstüne hezimet yaşayan Kılayvırt bir an "neden yaşıyoruz? hayatın anlamı nedir?" giri felsefi sorulara cevap aradı ama bir cevap bulamayınca bıraktı döndü camdan dışarı baktı ve yine işgüzar yazarımızı pencereden kendisine bakarken gördü.
Döndü ve Davut'a "abi bu velet neden buraya bakıyor"dedi.Davut abi ise "hangi velet"demekle yetindi ama hiç bir hareket yapmadı oturduğu koltuktan kalkmadı bile.
Bu arada yazar Kılayvırt'a dil çıkarttı ve penceresinin perdesini kapattı...
Rosalinda abla alt kattaki misafirleri çok merak ediyordu bir an önce Güldane ablaya gitmenin yollarını aramaya başladı...
Kaptı bir fincan ve koşturarak indi aşağı zile bastı ama kapıyı kimse açmamıştı tekrar bastı hala açan yok tam Güldane'den nefret edecekti ki bir anda hatırladı Güldane ablaların zilleri bozuktu bu tongaya hiç düşmeyen Rosalinda abla ilk defa anın heyecanından zile basmış ve can dostu Güldane'nın günahını almıştı.
Kendinden utanan Rosalinda giydiği kırmızı uzun eteğine bakarak kendimden utanmalıyım dedi ve arkasını dönerek 1 kat yukarı yani evine çıktı.
Kapıya yanaştı ve sırtını yasladı bununla nasıl baş edilirin yollarını arayan Rosalinda neyse eve gireyim sonra çaresine bakarım dedi,elini cebine attı kapıya daha fazla yanaştı ama fark etti ki anahtar kapının arkasında kalmıştı.
Rosalinda abla kapının arkasında ki anahtarı aldı ve kapıyı açtı çünkü anahtar kapının dışarı bakan kısmında kalmıştı,içerisi evin içi olduğuna göre bu söylemde bir yanlışlık görmeyen yazar yaklaşık 39 derece olan yazma ortamından uzaklaşmak için devamını yazmadığı ve burda kestiği 3. bölümün çok farklı olaylara gebe olduğunu okuyucularına belirtmek ister...
Diğer bölümde görüşmek üzere dedikten sonra yazıyı gönder butonuna basan yazar...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)