Hey hey blog naptın nasılsın...,
Beni hiç sorma vize dönemi gönül yayları gevşedi benim. Evet hiç sorma.
Sanki yoktan var oluyor her şey. Bekle bekle nereye kadar blog sen söyle. Versin bana bir açık kapı ordan dalayım içeriye. Kapıların açık olduğunu anlamıyorum bile. Bilirsin ne derece başarılıyım bu işlerde :)
Neyse blog olur ya gevşeyen gönül yaylarımda birileri nota basmaya başlarsa sana haber veririm. Hayır gerekiyorsa üflemeli olalım farketmez ses çıksında... :)
25 Mart 2011
10 Şubat 2011
Spekülasyon Otomatı

Havada güneş vardı ama onu terslercesine rüzgarda esiyordu sevgili blog.
Seninle yine bir sürü olayla boğuşurken konuşmak nasipmiş. Şuanda bulunduğum internet kafenin sahibi 12-13 sabilere cübbeli ahmet hocanın vaazlarını dinletiyor. Bu internet kafe sahiplerinin kendilerini bir b.q sanmaları beni derinden yaralamaktadır sevgili blogum. Kafeyi açınca sanki kültürleri artıyor gibi hissediyorlar tek yaptıkları kafede hayatının baharındaki gençlerle gırgır şamata yapmak. Kendi gençliklerinde yaşayamadıklarını o çocukların yaşadığını görmek onlara mutluluk veriyor olsa gerek. Kendi dillerini bile yaratıyorlar zamanla burda. Kendi küfürlerini lakaplarını falan yaratıyorlar gün içinde fazla uzun cümle kurup oynadıkları oyunları yarıda bölmemek için.
Cübbeli ahmet hoca romayı fethediyor...
Neyse blog uzun zamandır seninle hasbihal etmedik. Şöyle bi konuşayım dedim seninle. 3. sınıf oldum blog üstten aldıgım 2 derslede 4 sayılmam an meselesi. Ders kaydımıda yaptım fakat yine hiç beklemediğim bir anda yine hiç beklemediğim bir haber aldım. Evet bildin yine ev ile alakalı. Ev sahibim evi satıyormuş ve sagolsun sattığı kişiye evde kiracı var hazirana kadar falan kalsınlar diye anlaşacakmış. Bilmiyorum da 4 yıl okuyacağım 5 ev değiştirmezsem iyi...
Bir diğer mevzu ise gönül işleri. Liseden arkadaşlarla görüştük. Ben tam onlarla görüşmeden önce karar vermiştim kendimi bilime falan adayacaktım. Nihayetinde 1 tane aşık bilimadamı var mı ama. Hah işte ben bunlarla kendimi gaza getirirken özel derslerde öğrencilerede bu aşkı aşılarken bizimkilerle görüşünce işler biraz çalkalandı. Bana birisiyle bir şey paylaşmanın güzelliklerini hatırlatır gibi oldular. Ha bu kararlarımdan onların haberi yok gibi ama yinede konusmaları sessizce dinleyerek pek o taraklara saç atmadığımı belli ettim galiba.
Büyümüşüz blog ben onu farkettim... Artık param yok demek lisedeki kadar kolay olmuyor...
Ziyaretin kısası makbulmüş dediler.
Dediler zamanla hep çökermiş sistemler,
Olsun bana onunla olan ağım yeter,
1 Ocak 2011
Hayatın draması varsa benim Ümit Besen omzum var
Sevgili blog sana bahsettiğimi hatırlamadığım aslında bana çıkacağınıda düşünmediğim bir hediye bana çıktı. Yılbaşından 1 gün önce evde öyle otururkene kapı çaldı. Kargom varmış. Aldım içinden ne çıksa beğenirsin. Birebir dökme kalıp Ümit Besen Omzu :)
Yaklaşık 1 ay önce www.dramalikremalihayat.com adresine "Ümit Besen'in omzuna neden ihtiyacınız var" sorusunun cevabı olarak
"Halısaha da omuz omuza girdiğim mücadelelerde yetersiz kalıyorum ümit abi yetiş... "
cevabını vermiştim. Hiç yapmadığım bir şey olarakta ev adresimden telefon numarama kadar her şeyi girmiştim bilgi olarak.
Kısacası bu yarışmada omuzlanan 25 kişiden biri oldum. Yılbaşı hediyesi oldu bu bana Ümit Besen'den. Omuz içinde elyaf olan, yakasında papyon ve üzerinde ceket, gömlek bulunan birinin omzu. O birinin Ümit Besen olması kuvvetle muhtemel.
Buradan Kazananların Listesine
Resim 1
Resim 2
Resim 3
Yaklaşık 1 ay önce www.dramalikremalihayat.com adresine "Ümit Besen'in omzuna neden ihtiyacınız var" sorusunun cevabı olarak
"Halısaha da omuz omuza girdiğim mücadelelerde yetersiz kalıyorum ümit abi yetiş... "
cevabını vermiştim. Hiç yapmadığım bir şey olarakta ev adresimden telefon numarama kadar her şeyi girmiştim bilgi olarak.
Kısacası bu yarışmada omuzlanan 25 kişiden biri oldum. Yılbaşı hediyesi oldu bu bana Ümit Besen'den. Omuz içinde elyaf olan, yakasında papyon ve üzerinde ceket, gömlek bulunan birinin omzu. O birinin Ümit Besen olması kuvvetle muhtemel.
Buradan Kazananların Listesine
Resim 1
Resim 2
Resim 3
19 Aralık 2010
S.S.Ö
Daire 48'in kedisi kaybolmuş. Apartman yöneticisi kapıya duyuru astı. "Daire 48 deki öğrencilerin beyaz pumpkin adında kedisi kaybolmuştur bulanların şu numarayı aramaları rica olunur. Yönetim."
Yok bizim daire numaramız 46.
Klavyemin 8 tuşunun altına doritos nacho kaçmış biraz zor basıyor.
Bugün Ales'e girdim ama sınav sorularını yetiştiremedim. Her sen 160 soru sorulan sınavda bu seen 200 soru sorulmuş ve süre değişmemiş. Hay böyle işin dedirtiyor insana. Birde ben sözel bölümden yapmaya başlayınca boşlarım hep okuduğum bölüm olan sayısaldan kaldı. Kendimi enayi gibi hissediyorum. Sınavdan cıkan işletme öğrencisi valal sadece sayısal 1 2 ve sözel 1 tam yaptım dedi. Ben sözel 12 ve sayısal 1 tam yapabildim. O kesinlikle benden daha fazla puan alacak. Ama ben sözeli daha hızlı yapıyorum diye önce ondan başlamıştım. Son 5 dakikada 8 soru çözmeme ve 5 dakikada ortalama 5 6 soru çözmeme rağmen sayısal 2 den 20 ye yakın boşum var.
Sanırım Fen edebiyat fakültelerine verilen formasyon kaldırılıyor. Eğitim-sen'in açtığı dava sonucunda karar veren yargıtay formasyonu lisansa devam eden öğrencilere verilmemesi kararı almış. Al o kararı. Ben 2 aydır formasyon derslerine gidiyorum ve 250 lira da harç yatırdım. Ösym denetim birimine az önce mail attım.
Haftalık formasyon ders programımı yazdım oturduğum yerden okula gidiş dönüş yol paramı yazdım ve yatırdığım 250 tl yide yanına iliştirip zararımın telafisini arz ederim dedim. Benzeri dilekçeyi üniversite rektörlüğünede vereceğim. Bunlar maddi zararlarım. Manevi zararlarımı ise Ösym'nin yeni açılan "vicdan rahatlatma ünitesi" adıyla anılan birimine bildireceğim.
Sağlıcakla kalın...
Yok bizim daire numaramız 46.
Klavyemin 8 tuşunun altına doritos nacho kaçmış biraz zor basıyor.
Bugün Ales'e girdim ama sınav sorularını yetiştiremedim. Her sen 160 soru sorulan sınavda bu seen 200 soru sorulmuş ve süre değişmemiş. Hay böyle işin dedirtiyor insana. Birde ben sözel bölümden yapmaya başlayınca boşlarım hep okuduğum bölüm olan sayısaldan kaldı. Kendimi enayi gibi hissediyorum. Sınavdan cıkan işletme öğrencisi valal sadece sayısal 1 2 ve sözel 1 tam yaptım dedi. Ben sözel 12 ve sayısal 1 tam yapabildim. O kesinlikle benden daha fazla puan alacak. Ama ben sözeli daha hızlı yapıyorum diye önce ondan başlamıştım. Son 5 dakikada 8 soru çözmeme ve 5 dakikada ortalama 5 6 soru çözmeme rağmen sayısal 2 den 20 ye yakın boşum var.
Sanırım Fen edebiyat fakültelerine verilen formasyon kaldırılıyor. Eğitim-sen'in açtığı dava sonucunda karar veren yargıtay formasyonu lisansa devam eden öğrencilere verilmemesi kararı almış. Al o kararı. Ben 2 aydır formasyon derslerine gidiyorum ve 250 lira da harç yatırdım. Ösym denetim birimine az önce mail attım.
Haftalık formasyon ders programımı yazdım oturduğum yerden okula gidiş dönüş yol paramı yazdım ve yatırdığım 250 tl yide yanına iliştirip zararımın telafisini arz ederim dedim. Benzeri dilekçeyi üniversite rektörlüğünede vereceğim. Bunlar maddi zararlarım. Manevi zararlarımı ise Ösym'nin yeni açılan "vicdan rahatlatma ünitesi" adıyla anılan birimine bildireceğim.
Sağlıcakla kalın...
16 Aralık 2010
ALeSe
ilk bakışta bir örgütün kısa adı gibi duruyor olabilir. Uzun adı Akademik Lisansüstü Eğitim Sınavı Emziği.
Pazar günü olacak daha mezuniyetime 1 yıldan fazla zaman olmasına rağmen girmekte bir sakınca görmedim kaydımı yaptırdım. Paramı yatırdım ama ne sınava girecek yer hakkında bir bilgim var ne de saati :) Yarın ösym merkezine uğramam lazım. Ha sınavda çıkacak sorularda çok fazla sorun cıkartacak bir durum olmadığından bu rahatlığım.
Bu arada mecliste koltuk değneği ile konusan Şırnak milletvekili hanımefendi milletvekillerimizin bir kez daha konuşmayı bilmeyen insanlar olduklarını göstermiş oldunuz. Haklı olabilirsiniz ama öyle konuşursanız kimse haklı olduğunuzu düşünmez. Değneği kaldırıp "ne o zorunuza mı gitti bu benim tc kimlik numaram" diyor. Bu hanımefendi hem kendisiyle çelişmiş hemde ideolojileriyle. Kendisini günün çelişkisi ilan ediyorum.
Bu arada okul kütüphanesinden bölüm başkanının özel izni ile son 50 yılın ekonomi yayınlarının derlendiği bir kitap aldım. Otobüs şöförü az daha o kitabada bilet kesecekti. Resmen dalga geçti adam benimle. Neyse efendim asıl demek istediğim şu, o dönemleri yaşamamış biri olarak o dönemleri birilerinin ağzından duymakla o dönemde çıkmış yazıları okumak daha farklı. Mesela darbe olmadan önce yayınlarda darbe olacağı taaki muhtıraya kadar sezdirilmiyor. Demirel "büyüme bu yılda büyüdü" açıklamaları attığı temeller falan manşetlerde. Bi bakıyorsun ertesi gün Kenan Evren manşette gülüyor.
Mesela kahve kıtlığı olduğu bir dönem var, kahveyi bol bulup gcına sürdüğümüz şu devirde yaşayan biri için anlaması zor. Aslında bir şeyin kıtlığını çekmek şu devirde anlaşılacak şey gibi durmuyor. Ya da kıtlık varsa o şeye ihtiyaçda olmuyor mu yoksa?
Bir de güzel yani var tabi olayın "reklamlar".
Banker Kastelli
Yurtdışında çalışan işçilere İş Bankasının nasıl faizsiz kredi verdiği reklam çok içler acısı. Lira'nın Devalüe edildikten sonraki hali içler acısı. Karikatürler müthiş.
Mesela Tarih 12 Eylül 1980 Hürriyet'in 33. yılı 11647. sayısı
"Bütün yurtta sıkı yönetim ilan edildi"
"Ordu Yönetime el Koydu" Yanda Evren paşa gülümsüyor.
"Hükümet ve parlemento feshedildi, Siyasal partilerin faaliyetleri durduruldu. Paramenterlerin dokunulmazıkları kaldırıldı. Saat 05.00'ten itibaren sokağa çıkma yasağı başladı."
"Genelkurmay Başkanı Evren'in başkanlığında Kara,Haca,Deniz Kuvvet komutanları ile Jandarma Genel Komutanı Milli Güvenlik Konseyi'nde görev aldı.
Disk ve Misk e bağlı bütün sendikalar faaliyetten men edildi. Bütün dernekler kapatıldı. Bu hafta hiç bir spor faaliyeti yapılmayacak. Bankalar ikinci bir emre kadar çalışmayacaklar.Yurt dışına çıkış yasaklandı. Yurt dışında çalışan işçiler ve turistler yurt dışına çıkabilecekler."
İnsanın tüyleri ürpermiyor mu?
Pazar günü olacak daha mezuniyetime 1 yıldan fazla zaman olmasına rağmen girmekte bir sakınca görmedim kaydımı yaptırdım. Paramı yatırdım ama ne sınava girecek yer hakkında bir bilgim var ne de saati :) Yarın ösym merkezine uğramam lazım. Ha sınavda çıkacak sorularda çok fazla sorun cıkartacak bir durum olmadığından bu rahatlığım.
Bu arada mecliste koltuk değneği ile konusan Şırnak milletvekili hanımefendi milletvekillerimizin bir kez daha konuşmayı bilmeyen insanlar olduklarını göstermiş oldunuz. Haklı olabilirsiniz ama öyle konuşursanız kimse haklı olduğunuzu düşünmez. Değneği kaldırıp "ne o zorunuza mı gitti bu benim tc kimlik numaram" diyor. Bu hanımefendi hem kendisiyle çelişmiş hemde ideolojileriyle. Kendisini günün çelişkisi ilan ediyorum.
Bu arada okul kütüphanesinden bölüm başkanının özel izni ile son 50 yılın ekonomi yayınlarının derlendiği bir kitap aldım. Otobüs şöförü az daha o kitabada bilet kesecekti. Resmen dalga geçti adam benimle. Neyse efendim asıl demek istediğim şu, o dönemleri yaşamamış biri olarak o dönemleri birilerinin ağzından duymakla o dönemde çıkmış yazıları okumak daha farklı. Mesela darbe olmadan önce yayınlarda darbe olacağı taaki muhtıraya kadar sezdirilmiyor. Demirel "büyüme bu yılda büyüdü" açıklamaları attığı temeller falan manşetlerde. Bi bakıyorsun ertesi gün Kenan Evren manşette gülüyor.
Mesela kahve kıtlığı olduğu bir dönem var, kahveyi bol bulup gcına sürdüğümüz şu devirde yaşayan biri için anlaması zor. Aslında bir şeyin kıtlığını çekmek şu devirde anlaşılacak şey gibi durmuyor. Ya da kıtlık varsa o şeye ihtiyaçda olmuyor mu yoksa?
Bir de güzel yani var tabi olayın "reklamlar".
Banker Kastelli
Yurtdışında çalışan işçilere İş Bankasının nasıl faizsiz kredi verdiği reklam çok içler acısı. Lira'nın Devalüe edildikten sonraki hali içler acısı. Karikatürler müthiş.
Mesela Tarih 12 Eylül 1980 Hürriyet'in 33. yılı 11647. sayısı
"Bütün yurtta sıkı yönetim ilan edildi"
"Ordu Yönetime el Koydu" Yanda Evren paşa gülümsüyor.
"Hükümet ve parlemento feshedildi, Siyasal partilerin faaliyetleri durduruldu. Paramenterlerin dokunulmazıkları kaldırıldı. Saat 05.00'ten itibaren sokağa çıkma yasağı başladı."
"Genelkurmay Başkanı Evren'in başkanlığında Kara,Haca,Deniz Kuvvet komutanları ile Jandarma Genel Komutanı Milli Güvenlik Konseyi'nde görev aldı.
Disk ve Misk e bağlı bütün sendikalar faaliyetten men edildi. Bütün dernekler kapatıldı. Bu hafta hiç bir spor faaliyeti yapılmayacak. Bankalar ikinci bir emre kadar çalışmayacaklar.Yurt dışına çıkış yasaklandı. Yurt dışında çalışan işçiler ve turistler yurt dışına çıkabilecekler."
İnsanın tüyleri ürpermiyor mu?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)