7 Eylül 2008

Geldim Sanırım

Döndüm hemde tem-elli.
Yazacak o kadar çok şey varki sana gümlük yaz yaz bitmez o yüzden şimdilik erteliyorum. İşin acelesi yoksa acelesi olacak güne kadar erteleme taraftarıyım. Bu günün işini yarına bırakmayanlardan hiç haz etmem. Yarın varsa bugün niye?

Bu arada alakasız ama çok enteresan bir niçze çakması söz yazdım :)

Ya iktidarsızsıınız ya da iktidar sizsiniz :)

Otobüste aklıma geldi iktidar kelimesinin anlamını derinlemesine irdeleyince baya güldüm kendim kendime :)

4 Eylül 2008

Çoeak Eskilerde Bir Yerlerde Kalmış


Kişilik bozukluğu yaşayan insanaların ne zaman ne yapacaklarını kestirmek gerçekten zordur.Onlara göre yapacakları hep belirlidir bizler gibi ama dışarıdan bakan bir insan normal düşündüğü için böyle bir insanın ne yapacağını düşünemez.
İşte herkes yer yer böyle bir döngü içine girebilir.Ben girdim gibi oldum o yüzden bahsedeyim dedim.Günde iki sınav oluyorum şu aralar,akşam eve gelmem ile sınavları sıraya koyup çalışıyorum.Sosyal hayatım inkılap tarihinden öteye gitmiyor şu aralar.
Bu gün yarına sınavı olmayan bir gün.Ne yapacağımı şaşırmış durumdayım.Kendimi toparlar toparlamaz bu kelimeleri yazdım işte...
Daha bir çok saçma sendrom türetebilirim ki türettim fakat yazmak değerlerini azaltacak diye düşünüyorum diyeceğim ve bencil darbesi yiyeceğim :)
Herkese iyi günler...

Nostalji yapalım dedik fena mı oldu :)

3 Eylül 2008

Sonsuz iken Evri vay det ay ken

Bir matematik terimi olan limit kavramı ve sonsuzluk benim şimdi bağdaştıracağım konu ile ne alakası var dieceksiniz ama ben bağdaştırdım işte.
Lise müfredatında yer alan Limit konusunda sonsuz kere sonsuzun sonsuz yaptığını mantıklı bularak kabullenirdik.Ama sonu olmayan bir şeyi sonu olmayan bir başka şeyle çarpmak zaten saçmalamama neden olan bu kavramı daha karmaşıklaştırmıyor mu yahu...

Sonsuzluğu kelime anlamı olarak ele aldım sonunun dibinin olmadığı bir olgu insana rahatlık verir mi bana verir ileriye dönük plan yapma zorunluluğu olmadığı için düşünülen sadece o andır.Ölümsüzlük isteğinin temeli bu sanırım.
Teknolojiye gelmek istiyorum sonu olmayan bir gidişatın neye yararı var,amaç nedir var olduğum sürece zaman geçirecek birşeyler bulmalıyım die mi uğraşılıyor dünya da.Maneviyat biraz daha farklı tabi arkanda kalan insanların sana minnettar olması seni gittiğin yerde mutlu edecek şüphesiz.

Teknolojinin gelişimine ayak uydurmak neden uydurmak zorundayız kimse uydurmassa o ve onu geliştirenler sonsuza doğru ilerlerler geride kalanlar çoğunluk olduğu zaman geri kalmak o kadar yadırganmaz her neyse...

Konuyu duvardan duvara vurdum demek istediğimi anlayan sinaps boşlukları normal insanlardan kısalara sesleniyorum.
Yıllardır telefon görüşmelerinde aradan çıkmayan Ankara artık araya girmeye lüzum bile duymacak teknoloji sağolsun konuşurken görüntüyüde kavuşturuyor işin fantazisi kalmıyor.

Ama yinede Teknoloji sonu olmayan bu yolda biz yolcuların yolda zaman geçirmeleri için bulunmuş bir zeka ürünüdür.Teknoloji yaşayan bir olgudur.Sonu ya ecel ya da bir başka olgu olacaktır.

2 Eylül 2008

Paralimpiks 2008 Pekin


Daha önce belki duyanınız vardır ama ben bir kez daha hatırlatayım. Her 4 yılda bir yapılan olimpiyatlar gibi paralimpik olimpiyatlarda yapılır. Olimpiyatlara paralel anlamıyla yola çıkılmış organizasyonunda engelli sporcular yarışırlar. Yüzme,eskrim, atletizm,hentbol,halter,voleybol,atıcılık,okçuluk,kayak,futbol,judo,yelken ve bisiklet dallarında yarışacak engelli sporcular arasında 16 türk sporcu bulunmakta. Hatta paralimpik olimpiyat takımımızın Atina 2004 te altını bile bulunmakta. 6 eylülde başlayacak müsabakalar 17 eylüle kadar sürecek.
İnternet sayfası için tıklayınız.

Daha henüz hangi kanalda canlı olarak yayınlanır bilmiyorum ama TRT3 seyretmeye devam edin...

1 Eylül 2008

1 Eylül 2çiftsıfırsekiz

Garip bir tarih değil mi bu gümlük. Kışa girdik havalar soğudu gibi geliyor hemen bana. Oysa rus turistler hala bodrumdan çapa kaldırmadılar. Malak gibi yatıyorlar şezlonglarda.

Bende büyüyünce burc el arab a gidip malak gibi yatmayı planlıyorum gümlük ve bu planlarımı ilk seninle paylaşıyorum haberin olsun.

7 yıldızlı otel mi olurmuş lan. 5 yıldızı olan otel hani en lüksüydü. Hani kendimi cennete gibi hissedecektim. yıldızına sokturtma şimdi. Cennet yukarıdaysa yıldız orada boldur. E bende yıldızı 5 olana değil 7 olana gittiğim zaman kendimi cennette gibi hissederim mantık olarak. Düz mantık gibisi yok anasını satayım...

1 Eylül'ü dünya klavye günü ilan ediyrum. Bu gün tüm dünyada coşkuyla kutlansın.
Edirne'den Pekin'e Sivastan Şikago'ya Moskova'dan Sidney'e üzerinde klavye resimleri olan bayraklar asılsın. Bugün çocuklara bedava klavye dağıtılsın. Klavyeyi yararlı kullanmanın yollarını anlatan geberilyar tane panel düzenlensin hepsindede ben konuşayım. Eğer klavye kullanmayı öğrendikten sonra kör olduysanız bir problem yok zira bakmadan yazılabiliniyor bu meretle. Hatta mouse bana biraz itici geldiği için yaklaşık 3 haftadır çok nadir kullanıyorum.

Çok zımbırıktan bir gün bugün ama kutlayın kesin önemli bir gündür bugün...