6 Ekim 2007
5 Ekim 2007
Kriptoloji ve Ben!
Ve Kriptoloji'ye merak sardım.Şifrelenmiş cümleler sadece anlamak zorunda olanların anlayacağı ve sadece bilmesi gerekenlerin bildiği okuma şifreleri.Olasılık deneme yanılmalar mimarisi gelişmiş sistemler yardımı ile günlerce süren denemeler şifre kırma veya kurma çalışmaları çok hoşuma gitmişti.
Olasılık ve Kriptoloji mantığına göre her şifre kırılabilirdi.Yeterki denensin burada mühim olan zamandır şifrenin kırılabilirliği sadece zamanı etkileyecektir.Bütün olasılıklar denendiği zaman bütün şifreler kırılabilir.
Kitapta buna zıt bir anlatım vardı yanı konu o idi kırılamayan bir şifre en gelişmiş sistem mimarisine sahip bir silikon dağ 24 25 saat uğraşması sonucunda hala bunu çözememişti.Şifreyi bulamıyordu.Zeki kızımız çözmüştü olayı koyulan şifre bir tür zararlı içerik barındırıyordu ve sisteme şifreyi bulsa bile es geçip bulmadığını zannettiriyordu.
Yine farklı entrikalar işlenmiş olaydan olaya koşulmuş ve sonunda ufak bir ip ucundan bulunuyordu şifre.
Kitabı anlatmayacağım tabi :)
Kriptoloji kelimeleri şifreleme yöntemi,söylenen ve anlatılan farklı şeylerdir her zaman anlatılmak için kelimeler tamamen araçtır.
Misal
Sezar şifrelemesi
Tarihin ilk kriptolojik fikirleri İngilizce'de transposition and substitution cipher adını taşır, yani yer değiştirme ve harf değiştirme şifrelemesi. Bu yöntemlerden ilki bir yazıdaki harflerin yerlerini değiştirerek, ikincisi ise harfleri başka harflerle değiştirerek elde edilir. Bu şifreleyi kullanan belki de en ünlü teknik Sezar Şifresi'dir: bu şifrede, her harf o harften birkaç sonraki harf kullanılarak yazılır. Örneğin, 3 harf atlamalı Sezar Şifresi'nde "deneme" yerine "fğrğpğ" yazılır.
Öte yandan, Sezar Şifresi kırmak görece kolay olmaktadır: bir filolog bir dilde en çok geçen harfleri bulabilir. O harfler ile mesajda en sık geçen harfleri karşılaştırarak hangi harfin hangi harf ile değiştirildiği bulunabilir. Bu adımların ardından, mesaj çözülmüş olur...
Şimdi mantığı çözdüğünüze göre bir de ben sormak istiyorum tamamen kendi kurduğum bir yöntemdir.İp söküğü gibi gelecektir ve dönüm noktalarından oluşuyor.
Burada ne yazıyor?
üoül jnşfö lünüzösc
Tek bir kural var alfabe ile biraz oynayın bakalım...
4 Ekim 2007
Uydurdum ama nereye,neyi?
Buyur de hele?
Dün düşündüm düşündüm sonunda buldum.
Neyi buldun?
Bulmam gereken şeyi bulursam işte ben bunu bulmalıymışım dediğim şeyi buldum ben.
Hmm merak ettim nedir bu bulman gereken şey.
Hiç bir şeyi bulamayacağımı buldum.Çünkü artık gözüme hiç birşey saklı gelmiyor o kadar açık ve net ki saklanmayan bir şey olmadığı zaman bulunacak ta bir şeyin olmadığını çözdüm.
Göklerin efendisi Mavi ekran!! :)
Aaa satarım baaa satarım ustaaaam ölmüş beeen satarım.Arkadaşım Nimet arkasını dönse.Önüm arkam sobe.
Sağlıcaklan galın...
2 Ekim 2007
Dertlere Gark oldum Sonra Merhemini Buldum
Abladan El Cevap...
Çocum seninde dediğin gibi daha 14 yaşındasın aşkın ne menem bir şey olduğunu bilmiyorsun biraz erken davranmışsın aşık olmak için.Senin duyguların şuan için gelip geçici git bir yüzünü yıka gözüne sabun,kulağına da su kaçır kendine gelirsin.
Hadi Yavrucum Coğrafya öğretmenine selamlar...
Estarabim sağdan soldan estarabim...
1 Ekim 2007
Var mı böyle olan!
Yaklaşık 2 yıl öncesine dayanan bir radyo dinleme alışkanlığım vardır.İnternetten dinliyorum herhangi bir radyo cihazım yoktu o zamanlar sonraları bir radyo çalarlı cep telefonu aldım tabi.
Tatlıses Radyo dinliyorum genelde ilk başlarda yaz tatiline denk gelmişti bilgisayarın başında oturduğum sürece çalan tek müzik Tatlıses radyonun çaldığı müziklerdi.Tatlıses Radyo İbrahim Tatlıses'in değildir.!
Herneyse dinlediğim 4 5 program vardı hergün ama başka programı yoktu zaten radyonun.Sabahları haber programını dinleyemiyordum kaçırıyordum öğlende yemek yediğim için anca saat 2 3 gibi açabiliyordum radyoyu bence asıl güzellik o zaman başlyordu.
İlk olarak Çokemel adında bir program başlar emel adında bir kızımız çıkar yayınını yapar ve çeker giderdi.Feminist bir hanımefendi idi ve eski sevgilisini sanırım radyo programına çağırmıştı.
Daha sonra Abuzer gelirdi ki çok severim.Abuzer (bebe Ruhi,Maskeli beşlerdeki memoli değil şafak değil gaffur değil geri kalan ikisinden gözü biraz yukarı bakanı işte o) Abuzer o bir tiyatrocudur kendisi.
Güzel oyunlarda da oynamıştır.Radyo programında r harflerını soyleyememesı bana hoş gelirdi bildiğiniz gibi normalde söyler.Ama radyoda öyle bir imaj yapmıştı kendine güzeldi taaa ki RTÜK bunu Türkçe'ye hakaret olarak algılayıp yayını durdurana kadar.!!!!Ünlem ünlem ünlem...
Daha sonra saat 8 ile 10 arası eğlenceli bir tip vardı hep kendisini trafikte dinleyen insanlar var sanırdı ve trafiktekiler merhaba falan derdi :) programın adını unutunca böyle saçmalanır.
Veee saat 11 de MUZO vardı mutlaka 1 kez duymuşluğunuz vardır daha önceleri Radyo D de yayın yapıyordu şimdi Tatlıses Radyo da çok sempatik çok komik çok canayakın bir adamdır.Tanışmışlığım var İzmir e geldiği bir gösterisinde tanışmıştık.Mide rahatsızlığı var bu arada geçmiş olsun demek istiyorum.
Neyse asıl anlatmak istediğim konu şu.Ben telefonda kulaklıkla radyo dınlerdım heryerde yaz tatılı bıtınce okul basladı halıyle bende okula gıdıp gelırken hep kulaklıgı tkar dınlerdım radyoları ,daha sonraları Abuzer in programı yasaklandığı için gunduz dınleyecek bır program kalmaıstı.
Yaklasık 1 yıl sonra Abuzer i sabahın 6:30 una yayın yapsın die koydular :) Abuzer in yanında birde Cenk vardır ki çok güzel bir sesi vardır güzellik farklı anlaşılabilir burda hemen açıklayayaım.Güzel ses(bana göre)=Tok ve dinledikçe insana konuşlan konuş dedirtecek.
İşte bu Abuzer sabah 6:30 da yayına baslıyor saat 10 a kadar haber programı sunucusuda araya karısıyor gıdıyorlardı oyle.Ben kulaklkla dınlıyordum ama ne yapabılırım kulaklıgı dınledıkten sonra cebıme koyuyorum ve adi kulaklık cebimde katlanıyor oysa katlanmamalı :) Her çıkartmaya uğraşışımda bir yerini kopartıyordum kulaklığımın.Bir gün cebimden çıkarttım ki sadece kablo var hoparlörler çıkmış pantolonumun cebinin yırtığından düşmüşler.Ben aradım fakat hiç bir şey buladım.
Sonra aklıma kulaklığı takıp sesı hoparlore vermek geldı fkat radyo programı sadece muzık olmadıgı ıcın mıllet rahatsız olmasın dedım otobuste falan.Ama dınlemeden de olmuyordu yol bıtmıyordu.
Kulaklıgı taktım sesı hoparlore verdım ve yoldayım arkamdan bir adam geliyor adam hızla ilerliyordu arkama gelince yavaşladı benimle aynı hızda fakat 2 adım arkamdan yürüyordu.Ben ilk başta anlamadım bunu.Otobüse bindim ayakta kalmıştım yolda gülmekten otobüsü kaçırdığım için bir sonraki otobüse kalmıştım,o da tıklım tıklım dı.Otobuste ayakta bir bayanın yanında duruyordum radyo hala açık fakat kısık seste kafamı eyiyorum duyuluyor ben kafamı eymiş bunları dnlerken kadında duymus olmalı kı bana yaklastıkca yaklastı ve resmen kafasını gogsume dayadı benımle bırlıkte prograı dınlıor ve guluyor falan ama benı onemsedıgı yok kadını kulagı radyoda.Sesi biraz artırdım kadnı kafasını gogsumden cektı ve uzaklaştı artık rahatlıkla duyabılıyordu hatta cevremdeki 3 4 ınsan da duyuyordu hep beraber dınlıyorduk guluyorduk.
Sabahları arkamdan 2 şer adım uzaklıklarla gelen 3 4 adam ve ben önde gidiyorus.Hepimiz radyo dinliyorus.Hepimiz gülüyoruz.Dinlemenizi tavsiye ederim.Sabah 6:30 ile 9 arası Radyo Tatlıses Abuzer ile Radyo Okulu!!!
Var mı böyle olan hıııııı? :)
Hoşça Kalın inşallah.